Tasavvuf

0
1029

Dermân aradım derdime, derdim bana dermân imiş,
Bürhân aradım aslıma, aslım bana bürhân imiş,
Sağ u solu gözler idim, dost yüzünü görsem deyû,
Ben taşrada arar idim, O cân içinde cân imiş…

Bismillahirrahmanirrahim;
Konu tasavvuf olunca; ne edebimiz, ne bilgimiz, ne de kalbimiz yeter ifade etmeye. Sadece ve sadece Kalbi Yetenlerin kelamını paylaşmaya aracılık edebiliriz. Hasılı sözü uzatmadan Kalbi Yetenlere bırakalım.
Tasavvuf: Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilmektir,
Tasavvuf: Kurʼân ve Sünnet’i kalbî derinlikle hissedebilmektir,
Tasavvuf: Mânevî terbiye ile “îman”dan “ihsân”a bir gönül yolculuğudur.
Tasavvuf: Kalbi Hakk’a bağlamaktır,
Tasavvuf: Ölmeden önce ölmektir,
Tasavvuf: Baştan sona edeptir,
Tasavvuf: Kadere rızadır,
Tasavvuf: Nefse karşı son nefese kadar devam eden bir cenktir,
Tasavvuf: Ahlâktır, gönül terbîyesidir, ruh temizliğidir.
Tasavvuf: “Men arefe nefsehu, fakat arefe Rabbehu” dur, (Hadisi Şerif)
Tasavvuf: Fâni olan her şeyden yüz çevirip, baki olana bağlanmaktır,
Tasavvuf: Hak teâlâya inkıyaddır, kayıtsız şartsız teslimiyettir,
Tasavvuf: Her sözünde, her işinde, Mevlaya sarılmaktır,
Tasavvuf: Kendi nefsinin ayıplarını, kusurlarını bilmektir,
Tasavvuf: Allahü teâlâyı, görür gibi ibadet etmektir…
Gibi yüzlerce belki binlerce tarifi yapılmıştır tasavvufun. Yani tasavvuf, Yunan filozofların uydurması değil bizzat Mevlanın emirleri ile Resul-ü Ekrem Efendimizin (S.a.v.) sünnetinin bir gereğidir. Bütün tanımlar bu minvalde yapıldığı gibi yapanlarda Mevlanalar, Yunus Emreler, Hacı Bektaş Veliler, Niyazi Mısriler… Yani kelamın üstadları, hak aşıkları, gönül sultanları, evliyalar, erenler… Tasavvufu bilenler.
Tıp ilminin beden sağlığını tedavi ettiği gibi tasavvuf ilmi de kalp hastalıklarını tedavi eder, Efendimizin (S.a.v.) ahlakı ile ahlaklanabilmeyi öğretir. Mevla’nın rızasını nasıl kazanabileceğimizin yolunu gösterir, çığırını açar. Bu yolda ilerlemek Peygamber ahlakıdır.
Tasavvuf: sadece namaz kılmak, oruç tutmak ve geceleri ibadet etmek değildir. Bunları yapmak zaten kulluk vazifemizdir.
Savm-u salât u hac ile, sanma zâhid biter işin,
İnsan-ı kâmil olmağa, lâzım olan irfân imiş,
beytinde de namazın, orucun, haccın yeterli olmadığını, kamil insan olmak için asıl lazım olanın ‘‘irfan’’ olduğunu vurgulamıştır Niyazi Mısri.
Tasavvufun ne olduğu ve ne olmadığını paylaşmaya çalıştık… Mevla nasip eder, ömür vefa eder, gönülde tecelli ederse bundan böyle köşemizde tasavvufla ilgili kelamların hamallığını yapmaya çalışacağız. Amma velakin hamallığı yapılanlar birer inci mercan olursa; hamallığı da güzel olur inşallah. Selamün Aleyküm